İlgi Alanlarım

Dizi & Film

Sinematografi ve senaryo üzerine notlarım.

Kütüphane

Altını çizdiğim satırlar ve kitap incelemeleri.

Atölye

Eskiz defterimden ve dijital çalışmalarımdan parçalar.

İzlediklerim
Interstellar Movie Poster
Nobody Knows
Çocuk/Dram • Hirokazu Koreeda
İzlendi
Film, anneleri tarafından terk edilen dört kardeşin Tokyo’daki küçük bir apartman dairesinde hayatta kalma mücadelesini işliyor. Film, olanı olduğu gibi gösteriyor; duyguları manipüle etmeyen bir üslup kullanılıyor. Sakin ama duygusal olarak çok güçlü. Beni en çok etkileyen sahne, kardeşlerinin ölümünden sonra hayata devam etmeleriydi. Dünyadaki bazı çocuklar, taşıyamayacakları acılarla tek başlarına bırakılır. Filmin asıl eleştiri yaptığı kısım ise toplumdur. Çocuklar, toplumun kör noktalarında kaybolur. Kimse sorumluluk almaz, kimse fark etmez, kimse müdahale etmez.
Interstellar Movie Poster
Better Days
Dram • Derek Tsang
İzlendi
Better Days, bireysel hikâye içinde toplumsal eleştiriyi kusursuzca birleştiren, psikolojik derinliği yüksek bir film. Hem zorbalığın hem de sistemsel baskının genç ruhlarda yarattığı yıkımı gerçekçi ve etkileyici bir dille gösteriyor. Film bende derin bir etki bıraktı. Bazen izlediğim filmleri bile unutuyorum ama bu filmin yeri bende çok özel. Beni en çok etkileyen sahne, “Sen dünyayı koru, ben de seni.” İki gencin kendilerini ne kadar çaresiz ve yalnız hissettiğini, buna rağmen birbirleri için her şeyi göze aldıklarını en yalın şekilde anlatan bir sahneydi. Zorbalığın olmadığı bir dünya olması dileğiyle.
Interstellar Movie Poster
Snowdrop
Romantik • Jo Hyun-tak
İzlendi
“Snowdrop”, politik atmosferin ağırlığı altında ezilen masum duyguları anlatmasıyla daha da etkileyici hâle geliyor. Dizide aşk, sadece romantik bir bağ olarak değil; baskıya, zamana ve umutsuzluğa karşı bir direniş gibi işleniyor. Karakterlerin birbirlerine tutunma şekli hem kırılgan hem de çok güçlü. Duyguların büyük büyük gösterilmediği, ama her bakışa, her susuşa sığdığı bir hikâye sunuyor. Sonunda yaşanan ayrılık, dizinin vermek istediği en acı ama en gerçek mesajı pekiştiriyor: Bazen insanlar birbirini çok sever ama kader, zaman ve koşullar onların tarafında olmaz. “Snowdrop”, bu gerçeği izleyenin kalbine yavaşça ve derinden işleyen bir dille anlatıyor.
Interstellar Movie Poster
Train to Busan
Aksiyon/Korku • Yeon Sang-ho
İzlendi
Beni derinden etkileyen filmlerden biri oldu. Zombi hikâyesi gibi görünse de aslında bir babayla kızının kaosun içinde yeniden birbirine yaklaşmasını anlatan, çok güçlü bir dram. Filmde en çok duygulandığım sahne ise Sang-hwa’nın ölmeden önce hamile eşine bebeğin adını söylemesiydi. O anda bile ailesini düşünmesi, sevginin ve fedakârlığın ne kadar büyük olabileceğini gösteriyordu. “Train to Busan”, korkunun içinde bile insanlığın ve bağlılığın nasıl var olabildiğini çok güzel anlatan bir film.
Interstellar Movie Poster
Save Me
Dram • Kim Sung-soo
İzlendi
İzlerken etkilenmekten çok korktuğum bir dizi oldu. Çünkü dizide gösterilen şey sadece bir kurgu değil; bir araya gelen insanların, ‘yardım etmek’ bahanesiyle bir kişiyi gerçekten hapsedebileceğini ve bunu yaparken hukukun bile çoğu zaman yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Dizide genç bir kızın ‘hasta’ denilerek ailesinden ve özgürlüğünden koparılması, insanın tüylerini ürperten bir şekilde anlatılıyor. Aslında en korkutucu olan, kötülüğün yüksek sesle değil, sessizce ve normalleşmiş hâliyle gelmesiydi. “Save Me”, tarikatların, manipülasyonun ve toplu körlüğün ne kadar tehlikeli olabileceğini çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyan, izledikten sonra bile insanın içini sıkıştıran bir yapım.
Interstellar Movie Poster
Alice in Borderland
Bilimkurgu/Gerilim • Shinsuke Sato
İzlendi
Favori karakterlerim Chishiya ve Mira ile inanılmaz sürükleyici bir dizi. Beni en çok etkileyen sahne, Kupa Onlusu bölümünde Aguni ve militanlarının herkesi yakarak yok ettikleri oyundu; insanların korku ve panik içinde nasıl canavarlaşabileceğini, çaresizlik karşısında neler yapabileceklerini gösteriyordu. Arisu’nun arkadaşlarının ilk bölümlerden ölmesi çok acıydı en azından sahili görmelerini isterdim. Dizi, karakterler aracılığıyla insan ruhunun karanlıklarını, fedakârlığını ve hayatta kalma mücadelesini çok güçlü bir şekilde yansıtıyor.
Interstellar Movie Poster
Banana Fish
Aksiyon/Gerilim • Akimi Yosida
İzlendi
“Banana Fish”, her bakımdan duygularımı alt üst eden bir animeydi. Bence son sahnede Ash, ölmek istiyordu; kimseye yardım istemediği o anda huzurlu ve mutlu görünüyordu, sanki her şeyi bitirmek istiyordu. İkisinin birbirini son gördüğü sahnede, Ash ve Eiji’nin birbirlerine dokunamaması derin bir burukluk bıraktı; vedalaşamadan ayrılmak zorunda kaldılar. Eiji, Ash’in öldüğünü bile bilmeden geri döndü ve anime boyunca devamının olup olmadığı, Ash’in ölümünü duyup duymadığı hep merak konusu oldu. Aynı zamanda çocuk istismarı teması da çok etkileyiciydi; Ash, geçmişte istismara uğramıştı ve bu yaşadığı travmalar onun hayatını ve karakterini derinden etkiledi. Tüm bu yönleriyle, anime hem duygusal hem de toplumsal açıdan çok güçlü bir hikâye sunuyor.
Interstellar Movie Poster
Breaking Bad
Drama • George Vincent Gilligan Jr.
İzlendi
Breaking Bad, karakter gelişimi ve sürükleyici hikayesiyle televizyon tarihinin en etkileyici dizilerinden biri. Jesse Pinkman’ın kendine has konuşma tarzı ve esprili tavırları dizinin en eğlenceli unsurlarından. Kardeşini ele vermemesi ve çocuklara duyduğu sevgi, onun en sevdiğim yönüydü. Walter White’ın ise sıradan bir kimya öğretmeninden güçlü ve kararlı bir anti-kahramana dönüşmesi, diziyi unutulmaz kılıyor. Uzun sezonlarına rağmen akıcı anlatımı ve dramatik olay örgüsü, izleyiciyi her bölümde ekran başına kilitliyor.
Interstellar Movie Poster
Squid Game
Gerilim • Hwang Dong-hyuk
İzlendi
İlk sezon, karakter derinliği ve sürükleyici hikayesiyle beni ekran başına kilitledi. İlk bölümde birçok favori sahnem vardı, ancak en derin etkileyen sahne benim için “Ji-yeong’un benimle oynadığın için teşekkürler” dediği an oldu; diğer karakterin arkasına bile bakamaması beni çok etkiledi.Bu karakterin geçmişine dair kesitler olsaydı, hayatı hakkında daha fazla fikir edinmek çok güzel olurdu. Ancak 3. sezon beklentilerimi karşılamadı. En etkileyici sahnelerden biri 120’nın ölümüydü; arkadaşları için geri dönmeyi göze aldı ve ölümü arkadaşının eski sevgilisi tarafından gerçekleşti, bu sahne gerçekten travmatik ve etkileyiciydi. Yine de, genel olarak 3. sezonda Gi-hun’un karakter gelişimi bana biraz ters geldi ve 1. sezonun güzel oluşundan sonra bu ilerleyişi beklemiyordum.
Interstellar Movie Poster
My Name
Aksiyon • Kim Jin-min
İzlendi
Ji-woo’nun yaşadığı büyük kaybın ardından suç dünyasına sürüklenmesi ve iki kimlik arasında sıkışması oldukça etkileyiciydi. Karakterin güçlenme süreci ve duygusal çatışmaları dizinin en başarılı yanlarından biri. Ancak Ji-woo’nun yanında yer alan polis karakterin akıbeti dizide en üzüldüğüm noktalardan oldu; yaşananların hiçbirini hak etmiyordu ve bu durum hikâyeye ekstra bir acı katarken aynı zamanda “keşke böyle olmasaydı” dedirten bir tercih olmuş. Aksiyon sahneleri güçlü, atmosfer karanlık ve gerilim sürekli yüksek olsa da bazı duygusal kayıplar izleyici üzerinde gereksiz bir yıkıcılık hissi yaratabiliyor. Genel olarak beğenerek izlediğim bir diziydi.
Interstellar Movie Poster
Nana
Dram/Romantizm • Morio Asaka-Atsuko Ishizuka
İzlendi
Nana’yı izlemeye başladığımda, Nana Osaki’nin soğuk ve mesafeli biri olduğunu düşünmüştüm, ama hikâye ilerledikçe onun ne kadar duygusal, kırılgan ve aslında sevgi ihtiyacı olan biri olduğunu görmek çok etkileyiciydi. Hachi ise ilk başta anlaması zor bir karakter gibi görünse de zamanla onun masumiyeti, hataları ve kalbinin saflığı ortaya çıkıyor. İkili arasındaki bağ, dizinin en güçlü yönlerinden biri. Finalde Nana’nın gitmesi zaten yeterince duygusal bir darbe, Ren’in (anime versiyonunda) olmaması gibi bir durum yaşanmasa da manganın kaderini bilenler için ayrı bir hüzün bırakıyor. Hachi’nin yaptığı o meşhur pastayı da unutmak mümkün değil, gerçek hayatta da keşke biri öyle bir pasta alsa diye düşünüyorum hehe.
Interstellar Movie Poster
Pandora
Gerilim/Aksiyon • Park Jung-woo
İzlendi
Pandora, yetkililerin sorumsuzluğu yüzünden insanların hayatlarının nasıl altüst olabileceğini çarpıcı bir şekilde gösteren, derin etkiler bırakan bir film. Santral işçilerinin zorunluluktan çalışması ve aslında göz göre göre ölüme sürüklenmeleri filmi daha da ağırlaştıran bir gerçeklik yaratıyor. Finalde işçilerin ölüm gerçeğini kabullenerek içeri girmeleri ve özellikle ana karakterimizin içeride kalarak tüm köyün kurtulması için kendini feda etmesi, filmin en yıkıcı anlarından biriydi. Onun genç oluşu, hayalleri olması ve hayatının daha yeni başındayken böyle bir fedakârlık yapmak zorunda kalması sahneyi daha da acı verici hâle getiriyor. Film, sadece bir felaket hikâyesi değil; ihmalkârlığın, çıkarcılığın ve devlet hatalarının bedelini masum insanların ödediğini güçlü bir şekilde yüzümüze vuruyor. Pandora, bittiğinde izleyicinin içinde derin bir sızı bırakan, hafife alınmayacak bir yapım.
Interstellar Movie Poster
Parasite
Gerilim • Bong Joon-ho
İzlendi
Parasite, zenginlik ve yoksulluk arasındaki uçurumu acımasız bir gerçeklikle anlatan, izledikten sonra uzun süre etkisinden çıkılamayan bir film. En çok etkilendiğim sahnelerden biri, yağmur yağdığında zengin kadının “doğa tüm pislikleri temizledi” diyerek keyifle konuştuğu anlardı. O sözün hemen ardından yoksul ailenin su altında kalan, pisliğin içinde sürüklenen evi gösterilince sınıf farkı adeta yüzüne tokat gibi çarpıyor. Film, aslında sadece iki aileyi değil; toplumun tüm görünmez, ama bir o kadar keskin sınırlarını anlatıyor. Yağmurun bir taraf için huzur, diğer taraf için felaket oluşu bile aradaki uçurumu özetlemeye yetiyor. Bong Joon-ho’nun bu sahneyle verdiği mesaj, filmin genelindeki sosyal eleştirinin en çarpıcı örneklerinden biriydi. Kısacası Parasite, gerilimi, sembolik anlatımı ve sınıf çatışmasını ustalıkla işleyerek izleyiciyi hem düşündüren hem de derinden sarsan bir yapım.
Interstellar Movie Poster
Young Adult Matters
Dram/Drama • Lee Hwan
İzlendi
Young Adult Matters, izleyiciyi sürekli diken üstünde tutan, rahatsız edici ama bir o kadar da gerçek bir hikâye anlatıyor. Bazı sahnelerde ne tepki vereceğimi bilemedim; özellikle Jang-goon'un kıza sopayla vurduğu ve neredeyse öldüresiye dövdüğü sahne gerçekten sarsıcıydı. Bu kadar şiddet, alkol ve bakımsız koşullara rağmen kızın bebeği doğurması ise şaşırtıcı olduğu kadar acı vericiydi. Hem annenin hem bebeğin yaşaması adeta “hayatta kalmanın bile travmatik olduğu” fikrini güçlendiriyor. Ana karakterimizin kız kardeşinin akıbeti gösterilmiyor. Yönetmen, büyük kızın özgürce kaykayıyla kaydığı final sahnesini göstererek bir umut kırıntısı ekliyor ama küçük kardeşin ne olduğunu bilmemek izleyicinin içini kemiren o eksikliği bırakıyor. Keşke onun hikâyesinin nasıl sonuçlandığını da görebilseydik; film zaten yeterince ağır bir atmosfer taşırken bu belirsizlik duygusal yükü daha da artırıyor. Genel olarak Young Adult Matters, gençlik, ihmal, şiddet ve hayatta kalma arasında sıkışmış karakterlerle izleyiciyi sarsan, etkileyiciliğini finalden sonra bile sürdüren güçlü bir film.
Kütüphanem
Barış Sigaraları Book Cover
Barış Sigaraları
Dram • autumngod
Bitti
Bu kitaba başta oldukça önyargılı yaklaşmıştım. Klasik bir fan kurgusu sanmış, beklentimi düşük tutmuştum. Fakat okumaya başladığım anda bunun sandığımdan çok daha farklı bir hikâye olduğunu fark ettim. Hikâye yalnızca romantik bir kurgu olmaktan çıkıp, aynı zamanda güçlü bir sistem eleştirisi sunuyor. Toplumsal düzenin, otoritenin ve insanların üzerindeki baskının nasıl normalleştirildiğini incelikle işleyen bir anlatı var. Yazar, kısa bir hikâye olmasına rağmen karakterlerin duygu dünyasını ve sistem içindeki sıkışmışlıklarını oldukça etkileyici şekilde yansıtıyor. Romantizm, hikâyenin merkezinde bir duygu olarak dursa da asıl değerini özgürlük, direnç, umut ve değişim temaları üzerinden buluyor. Bu da onu sıradan bir fan kurgusundan çok daha derin ve düşündürücü bir noktaya taşıyor.
Ona asla öğretemediğim şarkım, barış sigaralarının kutusunda, ölü bir papatya ardında kaldı.
Yaşamak Book Cover
Yaşamak
Dram/Tarih/Toplumsal Roman • Yu Hua
Okuyorum
...
Mecburiyet Book Cover
Mecburiyet
Psikolojik/Dram • Stefan Zweig
Bitti
“Mecburiyet”, savaşın insan ruhunda açtığı görünmez yaraları anlatan çarpıcı bir Zweig eseri. Kısa olmasına rağmen karakterin vicdanıyla, korkularıyla ve özgürlük arayışıyla verdiği iç mücadeleyi çok güçlü bir dille aktarıyor. Yazar, savaşın zorunluluklarıyla insanın ahlaki duruşu arasındaki çatışmayı sade ama etkileyici bir psikolojik derinlikle işliyor. Düşündüren, sarsan ve bitince uzun süre akılda kalan bir hikâye.




Karamazov Kardeşler Book Cover
Karamazov Kardeşler
Roman/Sürükleyici/Felsefi Kurgu • Fyodor Dostoyevski
Bitti
Dostoyevski’nin insan ruhunu en çıplak hâliyle ortaya koyduğu, inanç, ahlak, suç, vicdan ve aile çatışması üzerine kurulu eşsiz bir başyapıt. Uzun ve detaylı bir roman olmasına rağmen, her karakterin iç dünyası o kadar güçlü işlenmiş ki, okur kendini hem psikolojik hem de felsefi bir sorgulamanın içinde buluyor. Suçun gölgesinde ilerleyen hikâye, insanın karanlığıyla iyiliği arasındaki ince çizgiyi ustalıkla gösteriyor. Kısacası, ağır ama derinlikli bir okuma yapmak isteyen herkes için unutulmaz bir eser. Dostoyevski’nin en sevdiğim eseri.



İnsanlığımı Yitirirken Book Cover
İnsanlığımı Yitirirken
Psikolojik/Dram • Osamu Dazai
Bitti
Yazarın, gerçek hayatta yaşamına son vermeden önce yazdığı bu metin, satırlarına ister istemez derin bir iç kırılganlık ve ağır bir ruh hâli taşıyor. Bu nedenle kitap, yalnızca kurgu olmaktan çıkıp, insanın içsel dağılma sürecine tanıklık eden güçlü bir metne dönüşüyor. Hikâyenin merkezindeki ana karakter, dışarıya karşı kimliğini ustalıkla gizleyen, kendi iç dünyasında ise giderek kararan bir düşünce girdabında kaybolan biri. Olay örgüsü, karakterin çevresiyle kurduğu mesafeli ilişkiler ve kendi zihninde büyüttüğü korkular üzerinden ilerliyor. Her adımda, aslında kim olduğunu saklamaya çalışırken nasıl yavaşça kendinden uzaklaştığını görüyoruz. Okur, karakterin sessiz çöküşünü, içindeki boşlukla mücadelesini ve “insanlığını yitirme” hissinin nereden doğduğunu adım adım hissetmeye başlıyor. Anlatım kısa ama yoğun; her sayfa, insana kendi karanlığıyla yüzleştiği bir ayna gibi dokunuyor.
Mutlu Olma Cesareti Book Cover
Mutlu Olma Cesareti
Psikoloji/Felsefe/Yaşam Felsefesi • Fumitake Koga
Bitti
Adler psikolojisini son derece anlaşılır ve etkileyici bir dille aktaran, diyaloglar üzerinden ilerleyen mükemmel bir başyapıt. Bu kitabı yalnızca bir kez değil, belli aralıklarla birkaç kez okuyorum; çünkü her okuduğumda farklı bir derinlik sunuyor. İnsan ilişkilerinin önemini, davranışlarımızın kökenini ve aslında bize yöneltilen tepki ya da eleştirilerin çoğunun kendi tutumlarımızla şekillendiğini çok net bir şekilde gösteriyor. Kitap, hem düşünce biçimimizi hem de ilişkilerimize bakış açımızı dönüştüren güçlü bir rehber niteliğinde. Kişisel gelişim okumalarını seven herkes için tekrar tekrar dönülmesi gereken bir eser.
Japon Balığı Kargaşası Book Cover
Japon Balığı Kargaşası
Kurgu • Kanoko Okamoto
Okuyorum
...
Yaşamak Book Cover
Mutfak
Kurgu • Banana Yoshimoto
Okuyorum
...
Yeraltından Notlar Book Cover
Yeraltından Notlar
Psikoloji/Felsefe • Fyodor Dostoyevski
Bitti
“Yeraltından Notlar”, Dostoyevski’nin en karamsar eserlerinden biri olduğunu düşündüğüm bir kitap. Hikâye, toplumdan izole olmuş, eski bir memurun iç çatışmalarını, kendine karşı bile acımasız olabilen düşüncelerini ve derin bir özgüvensizlikle karışık kibirli tutumunu anlatıyor. Ana karakter, hem dünyaya hem kendine karşı öfke duyan, gururu yüzünden doktora gitmeyi bile reddeden, çelişkilerle dolu bir ‘yeraltı insanı’ olarak karşımıza çıkıyor. Bu kitabı birkaç kez okumuştum. İlk okuduğumda “Acaba ben mi anlayamadım?” diye düşündüm. Tekrar okuyup analiz videolarını izleyince, eserin bilinçli olarak bu kadar karanlık, rahatsız edici ve kafa karıştırıcı bir yapıya sahip olduğunu fark ettim. Dostoyevski, insan doğasının en kırılgan, en çelişkili ve en karanlık yönlerini acı bir dürüstlükle ortaya koyuyor.
Olağanüstü Bir Gece Book Cover
Olağanüstü Bir Gece
Psikoloji/Felsefe • Stefan Zweig
Bitti
“Olağanüstü Bir Gece”yi aldığımda böyle bir olay kurgusuyla karşılaşacağımı hiç tahmin etmiyordum. Başta yavaş ilerliyormuş gibi görünen hikâye, ortalara doğru hızlanıyor ve sona yaklaştıkça öyle bir ivme kazanıyor ki, bir anda bitiyor ve okuru derinden etkiliyor. Romanın kısa olmasından mı bilmiyorum ama son bölümlerdeki heyecan o kadar yoğundu ki, okurken sanki kitabın içinden bir pencere açılmış ve ben de yaşananları oradan izliyormuşum gibi hissettim. Adeta olaylara nefesini tutarak tanık oldum. Eserin en güçlü yanlarından biri, ana karakterin iç dünyasında yaşadığı dönüşüm. Hikâye boyunca, hayatını mekanik bir şekilde yaşayan, çevresine karşı duygusal olarak kopuk, hatta kendi varlığının anlamını bile sorgulayan bir adam görüyoruz. Ancak yaşadığı bir gecelik sıra dışı deneyim, onun hem benliğini hem de hayata bakışını kökten sarsıyor. Yavaşça uyanan bir vicdan, yeniden filizlenen bir yaşam arzusu ve değişme cesareti dinamik bir psikolojik yolculuk hâline geliyor.
İçimizdeki Şeytan Book Cover
İçimizdeki Şeytan
Psikoloji/Toplumsal Eleştiri • Sabahattin Ali
Bitti
“İçimizdeki Şeytan”, Sabahattin Ali’nin insanın içsel çatışmalarını ve toplum baskısının birey üzerindeki etkisini ustalıkla anlattığı güçlü bir roman. Ömer’in kararsızlığı, suçluluk duygusu ve kendi iç sesiyle bitmeyen mücadelesi, okura hem psikolojik hem toplumsal bir sorgulama sunuyor. Kısa ama derin, insanın kendi içindeki karanlığıyla yüzleşmesini sağlayan etkileyici bir eser.




Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Book Cover
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Dram/Psikolojik Roman • Stefan Zweig
Bitti
“Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu”, açıkçası benim çok sevdiğim bir eser olmadı. Ana karakterin tek bir adama karşı gösterdiği yoğun bağlılık ve hayatını tamamen bu adama adamasını oldukça takıntılı ve gerçeklikten kopuk buldum. Zweig’in psikolojik derinliği güçlü olsa da, kadının yıllar boyunca fark edilmeyen bir aşka bu kadar saplantıyla tutunması beni rahatsız etti. Yine de duygusal yoğunluğu, anlatım gücü ve mektup formunun yarattığı içtenlik açısından edebi değeri yüksek bir kitap.
Atölyem
Çizim
Doğanın içinden
Tuval
Tamamlandı
Bu tuvalde doğanın içindeki dinginliği ve sadeliği anlatan bir tablo. Bu tuvali yaparken çok eğlendim ve bitmesini istemedim bu yüzden de bir sürü değişiklik yapdım.





Çizim
Yumak
Tuval
Tamamlandı
Bu tuvalde tatlı köpeğim yumağı akrilik boyayla çizdim. Benim için en anlamlı tuvallerden birisiydi. Tuvali yaparken ağaçların arasında tatlı minişimle çok eğlendik.





Çizim
MV Sewol
Tuval
Tamamlandı
Sewol feribot kazası, ihmalin ve yanlış kararların birleştiğinde ne kadar büyük bir felakete yol açabileceğini gösteren çok ağır bir trajedidir. Yetersiz güvenlik önlemleri, hatalı yükleme, geciken tahliye ve yanlış yönetilen kurtarma süreci yüzünden yüzlerce insan , çoğu genç öğrenci hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden öğrencilerden ikisi beni çok etkilemişdi. Onlar son anlarında birbirlerini kırmızı iple bağlayan çifti , onları çıkarmaya çalışan dalğıçlar ikisini beraber çıkarmak zorunda kaldılar. En anlamlı tuvallerimden biriydi.
Çizim
Şans Mantarları
Kil
Tamamlandı
Minik mantarlar hem yapması eğlenceli hemde görünüşü mükemmel. Kil yapmaya yeni başlayan birine önerebilceğim en kolay model bu şans mantarları olurdu.





Çizim
Cumhuriyetimizin 100. Yılı
Tuval
Tamamlandı
Günün anlam ve değerine atfen, Cumhuriyet’in 100. yılına bir saygı çalışması olarak hazırlanmıştır. Bu eser, bir asır önce atılan temellerin bugün hâlâ umut, özgürlük ve aydınlık bir gelecek olarak yaşamaya devam ettiğini simgeler. Cumhuriyet’in ışığını sanata taşıyarak, geçmişe duyulan minneti ve geleceğe olan inancı bir araya getirir.
Çizim
Portre
Eskiz
Tamamlandı
Yeni desenleri daha hızlı çizmek için küçük portre pratikleri yapdım. Bu çalışmaların amacı desen ve imgesel çizimlerimi geliştirmek. Benim için eğlenceleri çalışmalar oluyordu.





Çizim
Natürmort
Eskiz
Tamamlandı
Perspektifi daha iyi kavrayabilmek için bolca natürmort çalışması yapıyorum. Çizimlerimde objeleri üç boyutlu olarak düşünerek, uzaklık-yakınlık, derinlik ve gölge gibi kavramları daha iyi anlamaya çalışıyorum. Bu çalışmalar, bana sadece teknik beceri kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda gözlem yeteneğimi geliştiriyor, nesnelerin mekânda nasıl bir yer kapladığını ve ışığın üzerlerinde nasıl bir etki yarattığını görmemi sağlıyor.
Çizim
Karakalem figüratif (heykelsi) melek çizimi
Eskiz
Tamamlandı
Yaparken keyif aldığım çizimlerden biri.






Çizim
Karakalem ahtapot çizimi
Eskiz
Tamamlandı
Tatlı bir ahtapot çizimi. Bu çizimleri resim çizmeye başlamadan önce bileğim açılsın diye yapıyorum.





Çizim
Mustafa Kemal ATATÜRK
Eskiz
Tamamlandı
Bu karakalem portre, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün azmi, vizyonu ve halkına olan derin sevgisini bir kez daha hatırlatıyor. Her çizgi, onun cesaretini ve modern Türkiye’ye olan inancını yansıtıyor. Atatürk, sadece bir lider değil; fikirleri ve ilkeleriyle bugün de yolumuzu aydınlatan bir ışık olmaya devam ediyor.



Çizim
Karakter Tasarım
Eskiz
Tamamlandı
Kendime özgü karakerler tasarlıyorum. Hayal gücümü rahatça ifade edebildiğim çalışmalarda kendimi daha rahat hissediyorum.Bu yüzden sürekli karakterler tasarlıyorum bu karakterde beğendiğim tasarımlarımdan biri.





Çizim
Dobby
Eskiz
Tamamlandı
Ortaokulda yaptığım bu Dobby karakalemi, hâlâ fantastik karakterlere olan ilgimi yansıtıyor. Tatlı bir çalışmaydı.





Çizim
Tasarım Sanatı
Telefon Kılıfı
Tamamlandı
Sadece tuval veya eskiz çalışmalarıyla sınırlı kalmıyorum; tasarım ve el sanatlarıyla da ilgileniyorum. Örneğin, telefon kılıfını boyayarak küçük bir tasarım yapdım. Benim için her yer, tasarım yapabileceğim potansiyel bir alan.



Çizim
Serbest Çalışma
Tuval
Tamamlandı
Bazen öylesine bir tuval alıp, spontane bir şekilde düşünmeden boyuyorum; belli bir çalışma üzerinde plan yapmadan akışa bırakıyorum. Sonuca baktığımda karmaşık gibi görünen ama uyumsuzluk içinde bir uyum yakalayan bir eser ortaya çıkıyor. Benim en sevdiğim çalışmalar her zaman spontane olanlardır.




Çizim
Tabak
Kil
Tamamlandı
Kil çalışmalarını çok seviyorum; hayal gücümü tam anlamıyla kullanabildiğimi hissediyorum. Tasarlıyor, boyuyor ve her detayını kendim yapıyorum; tamamen bana ait bir çalışma ortaya çıkıyor.